<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>kalem oynatan ile ayı oynatanın buluştuğu yer...</title>
        <description>Taş zemine atılmış kilimin üstünde uyumakta olan fakir, yarı-bilgenin ayağına takılır. Fakirin rüya alemindeki bütün camdan labirentleri tuz buz olur. Yarı-bilgenin de uyuşuk beynindeki bütün çıkmaz yollar silinir. Birbirlerine muhtaçtırlar artık. Kendileri için yaratıldığını düşündükleri suni evrende yürümeyi sürdürürler. Nereye kadar? Saçmalık uzar gider, tahammül edilemeyecek bir noktada yerini huzura bırakır. Oysa fakir hala aynı yerde yatmaktadır; uykusunda geçtiği camdan labirentde yürürken. Yarı-bilge de -ki ezber manyağıdır sadece- yürümektedir sıfır risk yolda...Ve sen okuyup anladığını sandığın şeyin hiç gerçekleşmediğinin farkında mısın?</description>
        <link>http://tursusuyu.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 12:10:10 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>DOMUZ KRAL</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/domuz-kral_53644491.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/domuz-kral_53644491.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;lt;object width=&quot;425&quot; height=&quot;344&quot;&amp;gt;&amp;lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://www.youtube.com/v/UhjG47gtMCo&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;&quot;&amp;gt;&amp;lt;/param&amp;gt;&amp;lt;param name=&quot;allowFullScreen&quot; value=&quot;true&quot;&amp;gt;&amp;lt;/param&amp;gt;&amp;lt;param name=&quot;allowscriptaccess&quot; value=&quot;always&quot;&amp;gt;&amp;lt;/param&amp;gt;&amp;lt;embed src=&quot;http://www.youtube.com/v/UhjG47gtMCo&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1&amp;amp;&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; allowfullscreen=&quot;true&quot; width=&quot;425&quot; height=&quot;344&quot;&amp;gt;&amp;lt;/embed&amp;gt;&amp;lt;/object&amp;gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nesnenin elde edilemezliği &amp;uuml;zerine: &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir &amp;ldquo;şey&amp;rdquo;i asla elde edemezsiniz. Sahip olduğunuzu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml;z şeyler hi&amp;ccedil;bir zaman size ait olmamıştır. Bunu bilerek yaşamak da, evren de bir yabancı gibi hissederek dolaşmanıza yol a&amp;ccedil;ar. Bedenlerimiz bile bizim değil. Ruhlarımız da bizim olmayabilir. Ruh diye, &amp;ldquo;biz, ben&amp;rdquo; diye bir şey de olmayabilir. Var olmak, yok olmanın i&amp;ccedil;inde bir kara delik olabilir. Her şey birbirine ge&amp;ccedil;miş, birbirine karışmış, hi&amp;ccedil; olmamış olabilir. Olmak diye bir şey de olmayabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2009 18:30:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KUDUZ</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/kuduz_50751581.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/kuduz_50751581.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;h1&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;30 yaşlarında bir adam tren istasyonunda inip Samatya Sigorta Hastanesine doğru y&amp;uuml;r&amp;uuml;mektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(İ&amp;Ccedil;SES) Bu yollardan ilk defa ge&amp;ccedil;iyorum sanki. Galiba ilk defa. Peki, daha &amp;ouml;nce hi&amp;ccedil; gitmediğim bir hastaneye doğru niye y&amp;uuml;r&amp;uuml;yorum? &amp;nbsp;Kimi ziyarete gidiyorum? Ben b&amp;ouml;yle şeyleri sevmem ki. Ama hala y&amp;uuml;r&amp;uuml;yorum işte. Şu kız da ziyarete gidiyor olabilir mi? Aynı kişiye gidiyor olabilir miyiz? Lisedeki kız arkadaşıma ne kadar da benziyor. O olabilir mi? A-ha! İşte hastane. Şu caddeyi de ge&amp;ccedil;ebilirsek merakımızı gidereceğiz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Caddeyi tam ge&amp;ccedil;ecekken yokuş yukarıdan h.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/kuduz_50751581.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2009 14:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>TATİL KEYFİ</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/tatil-keyfi_45838881.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/tatil-keyfi_45838881.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://4.bp.blogspot.com/_iGVPerTj0aU/SlSKhE5BxKI/AAAAAAAACBA/LTY0xhXzh80/s1600-h/HALE-SOYGAZI-FOTOGRAF__18184738_0.jpg&quot; onblur=&quot;function onblur() { function onblur() { try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {} } }&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://4.bp.blogspot.com/_iGVPerTj0aU/SlSKhE5BxKI/AAAAAAAACBA/LTY0xhXzh80/s400/HALE-SOYGAZI-FOTOGRAF__18184738_0.jpg&quot; border=&quot;0&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5356058157703611554&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Deney No - 13&lt;br /&gt;Deney Adı - Tactile Art&lt;br /&gt;Denek Adı - Hale Soygazi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renk: Kelek karpuz. &lt;br /&gt;Koku: Kaşkolda kalmış nefes. &lt;br /&gt;Dokunsal: Islak mayoyla Renault 12 model arabanın sıcak koltuğuna oturmak. &lt;br /&gt;İşitsel: Oyuncak cımbız. &lt;br /&gt;Tat: Sıcak oklava.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://surrealismus.blogspot.com/&quot;&gt;http://surrealismus.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Offret &lt;/b&gt;&lt;b&gt;(1986) &amp;ndash; Andrei Tarkovsky&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tarkovski&amp;rsquo;nin son filmi. Yaralı bir s&amp;uuml;r&amp;uuml;ngen gibi ağır hareket eden kamera. Sanki zamana, insanl.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/tatil-keyfi_45838881.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2009 15:04:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>PARABOL</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/parabol_45081031.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/parabol_45081031.html</guid> 
            <description>&lt;img src=&quot;http://www.poplife.info/Bilder/700714.jpg&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Parabola &amp;ndash; TOOL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.youtube.com/watch?v=RiV_ue-PbL4&amp;amp;feature=related&quot;&gt;http://www.youtube.com/watch?v=RiV_ue-PbL4&amp;amp;feature=related&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;D&amp;uuml;nyanın en zengin adamlarından biriydi. Kendi g&amp;ouml;kdeleninin &amp;ccedil;atısına &amp;ccedil;ıktığında, asfaltta kendi tuttuğu otuza yakın kiralık katil kendine bakıyordu. Yanındaki iri otuza yakın, i&amp;ccedil;i para dolu &amp;ccedil;uvalları tek tek aşağı atmaya başladı. Her bir katil işine d&amp;uuml;şk&amp;uuml;n, s&amp;ouml;zlerine g&amp;uuml;venilir, erdemli kişilerdi. İşi yapmadan parayı almaları s&amp;ouml;z konusu olamazdı. &amp;Uuml;&amp;ccedil; d&amp;ouml;rt katil &amp;ccedil;uvallara g&amp;ouml;z kulak olmak i&amp;ccedil;in aşağıda kalırken, kalanlar koşarak binaya daldılar. Zengin adam aşağı atlamadan bu işi kendileri bitirmek zorundaydı. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adam bir sigara yakıp dumanını keyifle savurdu, bulutlara yakın olduğu bu zirvede. Soğuktu da ve iliklerine işleyen r&amp;uuml;zg&amp;acirc;r kendini hem titretiyor hem de sallıyordu. Tutunmasa hemencecik d&amp;uuml;şecekti. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/parabol_45081031.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2009 14:27:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YIĞIN</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/yigin_44876841.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/yigin_44876841.html</guid> 
            <description>&lt;img src=&quot;http://consequenceofsound.net/wp-content/uploads/2008/09/schism1.jpg&quot; /&gt;&lt;br /&gt;Schism - TOOL&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.youtube.com/watch?v=UhjG47gtMCo&quot;&gt;http://www.youtube.com/watch?v=UhjG47gtMCo&lt;/a&gt;&lt;p&gt;Talk about the passion:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;Sigarayı bırakmanın yolları: Bu problemi k&amp;ouml;k&amp;uuml;nden &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;yoruz. Tiryakiyi &amp;ouml;ld&amp;uuml;r&amp;uuml;yoruz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sivilcelerinden kurtulmak isteyen bir gen&amp;ccedil; kız kiralık katil tutar. Sonra da tutar katile aşık olur. Katil işiyle aşkı arasında kalır. Tabancasını kızın y&amp;uuml;z&amp;uuml;ndeki sivilcelere doğrultur. &amp;ldquo;Başladığım işi yarım bırakmam sevgilim&amp;rdquo; der. Kız yalvarır: &amp;ldquo;Başka bir y&amp;ouml;ntem bulalım&amp;rdquo; der. D&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;r katil ve &amp;ldquo;Evet&amp;rdquo; der, &amp;ldquo;buldum&amp;rdquo;. Bir şişe kezzabı kızın y&amp;uuml;z&amp;uuml;ne boca eder. Ama bu durumda katilin aşkı da sona erer, kız tanınmaz haldedir. Kafatası krallığına gelin gider 3 ay sonra.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;mdash; Varoştaki senin gibi alımlı, g&amp;uuml;zel kadınları bilirim. İ&amp;ccedil;inde bulundukları &amp;ccedil;evreyle g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;şleri arasında tuhaf, kederli bir zıtlık vardır. İ&amp;ccedil;lerindeki neşeyi, g&amp;uuml;zel yaşama isteğini dışa vurduk&amp;ccedil;a hep g&amp;ouml;r&amp;uuml;nmeyen bir duvara &amp;ccedil;arpıp i&amp;ccedil;lerine geri d&amp;ouml;ner bu duygular. Direnenler bu.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/yigin_44876841.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 30 May 2009 12:13:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>JÜBİLE 2</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/jubile-2_44540171.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/jubile-2_44540171.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;p&gt;**&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Palmiyeler&amp;hellip; Palmiyeler&amp;hellip; Palmiyeler arasında ince bir palmiye k&amp;ouml;k&amp;uuml;ne takılı kalırdı bakışlarım. Tatil pazarlayan acentenin duvarındaki bu manzaradan bahsediyorum. Bir iguana, bukalemun kırması s&amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;rd&amp;uuml; kadraja girmeyen kısımda. Arkasından ben s&amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;rd&amp;uuml;m. Kadraja girebilmek, duvardan s&amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;p konforlu acente koltuklarından birine kurulup bir tatil yeri se&amp;ccedil;mek isterdim. O g&amp;uuml;zel manzaranın yapıştırıldığı duvarı yapan duvar ustasının g&amp;ouml;m&amp;uuml;l&amp;uuml; olduğu kimsesizler mezarlığını bulmam kolay olmadı. O manzaraya bakılıp alınan her tatilde payı olmalıydı. Bir gece yarısı &amp;ccedil;ıkardım mezarından zorlukla. Yaz sıcağının geceye kattığı serin r&amp;uuml;zg&amp;acirc;r mezarlığın ağa&amp;ccedil;larının yapraklarını, bebeğini sallayan ana şefkatiyle sallıyor, o tatlı hışırtı da ninni gibi oluyordu. Her an uyuyabilirdim. Ustayı bir &amp;ccedil;uvala koyup yıldızları seyretmeye daldım. Ustanın varlığı romantizmi bir par&amp;ccedil;a &amp;ouml;ld&amp;uuml;r&amp;uuml;yordu ama katlanılır gibiydi. G&amp;uuml;nd&amp;uuml;z 12:15&amp;rsquo;de, Temmuz sıcağında ustayı sırtlayıp acentenin yolunu tuttum. Hışımla kapıdan girip ustayı manzaranın &amp;ouml;n&amp;uuml;ne fırlattım. Yer beğenmeye &amp;ccedil;alışan iki kızı enselerinden kavrayıp zorla da olsa ustayla tanıştırdım. Sıra dışı bir tatil olacaktı onlar i&amp;ccedil;in. İroninin tadını ka&amp;ccedil;ırmıştım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 25 May 2009 14:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>JÜBİLE 1</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/jubile-1_44539461.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/jubile-1_44539461.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;p&gt;Kuzu etini &amp;ccedil;ok seviyorsak yamyamların da &amp;ccedil;ocuklarımızı yeme hakkına saygı g&amp;ouml;stermeliyiz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;**&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uzunluk, kısalık vs. g&amp;ouml;receli kavramlardır. Mesela ben size g&amp;ouml;re biraz kısa g&amp;ouml;r&amp;uuml;nebilirim ama bu, Pigme basketbol liginde pivot olduğum ger&amp;ccedil;eğini değiştirmez.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;**&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şeker Kız Candy&amp;rsquo;yi g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m ge&amp;ccedil;en akşam otoyol kenarında. Elinde sigara, mini etek, yanaşan arabalar. Anladım ki, Şeker Kız Candy olmuş Kaşar Kız Candy.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;**&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kıyma almak i&amp;ccedil;in kasapa girdiğimde ağlıyordu yaşlı kasap. Kederli bakışlarla birbirimizi s&amp;uuml;zd&amp;uuml;k bir s&amp;uuml;re. &amp;ldquo;Kıyma istiyorum&amp;rdquo; dedim, b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir soğukkanlılıkla. &amp;ldquo;Kıyma mı?&amp;rdquo; dedi. &amp;ldquo;Demek kıyma istiyorsun; al sana kıyma!&amp;rdquo; deyip, koca satırı kaptığı gibi sol koluna sallayıp dirseğinden koparıverdi. Aynı keder ve &amp;ccedil;abuklukla kıyma makinesine bastırıverdi kopuk kolu. G&amp;ouml;r&amp;uuml;nt&amp;uuml; ilgin&amp;ccedil;ti, anlatmama izin verin: Kopuk kolunun elini kavrayan bir adam, &amp;ccedil;ekip &amp;ccedil;ıkarmak ister gibi değil, tam tersi. Daha dibe bastıran. Kendi uzuvlarını par&amp;ccedil;alayan bir adam.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 25 May 2009 14:17:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KIRYOLU</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/kiryolu_43135521.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/kiryolu_43135521.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Kıryolu boyunca gelincikler a&amp;ccedil;mış kıpkızıl. Mayıs,&amp;nbsp;&amp;ouml;ğle ılık r&amp;uuml;zg&amp;acirc;rı ensesinden sırtına doluyor. &amp;Uuml;rperiyor gen&amp;ccedil; adam. Elinde piknik sepeti duruyor bir an kıryolunda. Renk renk kelebek, tomurcuklanmış meyve ağa&amp;ccedil;ları, canlı yeşil otlar ve aralarına serpiştirilmiş kızıl gelincikler. Olduğu yerde g&amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;n yettiğince etrafını tarıyor. Elini atıyor sonra piknik sepetine. G&amp;uuml;zel bir kız fotoğrafı, vesikalık, şirin &amp;ccedil;er&amp;ccedil;eveli. Eli değince g&amp;ouml;z&amp;uuml; de değiyor fotoğrafa peşi sıra. G&amp;ouml;z&amp;uuml;nde bir damla yaş. Mayıs&amp;rsquo;ın g&amp;uuml;neşiyle yansıyor yery&amp;uuml;z&amp;uuml;ne. İşaret parmağıyla fotoğrafı okşamayı kesip, daha alttaki şarap şişesini &amp;ccedil;ekip alıyor, kısa &amp;ccedil;&amp;ouml;p&amp;uuml; &amp;ccedil;ekenin h&amp;uuml;zn&amp;uuml; ve &amp;ouml;ncelediği heyecanının karışımıyla. Kafasına dikerken şarabı, g&amp;ouml;z&amp;uuml; de g&amp;uuml;neşte. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yarılanmış kıryolu yarılanmış şarap eşliğinde &amp;ouml;n&amp;uuml;nde, ardında seriliyken y&amp;uuml;r&amp;uuml;meyi kesiyor. Az &amp;ouml;tede bir g&amp;uuml;zel ağa&amp;ccedil;; en az g&amp;ouml;lgesi kadar ger&amp;ccedil;ek. &amp;Ccedil;&amp;ouml;k&amp;uuml;yor altına ağacın. Sepetin i&amp;ccedil;inden &amp;ouml;rt&amp;uuml;y&amp;uuml; alıp seriyor. Peşinden sigara paketinden bir Uzun 2000 &amp;ccedil;ekip keyifle yakıyor. Ucuz şaraptan bir fırt daha alıp sepetin i&amp;ccedil;ine, kızın fotoğrafına bakıyor. Şirin &amp;ccedil;er&amp;ccedil;eveli fotoğrafı usulca &amp;ccedil;ıkarıp karşısına, azıcık engebeli toprağın k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;c&amp;uuml;k tepeli bir yerinin &amp;uuml;st&amp;uuml;ne yerleştiriyor. Renk renk kelebek, tomurcuklanmış meyve ağa&amp;ccedil;ları, canlı yeşil otlar ve ara.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/kiryolu_43135521.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 04 May 2009 21:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KATAFALK</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/katafalk_42362741.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/katafalk_42362741.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;İhtiyardan sonra, dış kapı kapanmasına yakın yakalayıp karanlık, nemli, serin koridoruna girdi binanın. Ağustos sıcağını sokağın kahrolası insanları ile baş başa bırakıp soluklandı. Burada, bu serin ve sessiz yerde bir &amp;ouml;m&amp;uuml;r kalıp, aynı sessizlikle can verebilirdi. Otomatiğin karanlığı ve zihninin k&amp;ouml;şelerini aydınlatmasıyla irkildi birden. İki ihtiyar kadın &amp;ndash;yaşları birbirine yakın- inceler ve sorgular g&amp;ouml;zlerle bakıp kahramanımıza, Ağustos&amp;rsquo;un cehennemine neşe i&amp;ccedil;inde katıldılar. Ağır kapıyı usulca a&amp;ccedil;ıp bir kez daha uğursuz buldukları bu gen&amp;ccedil; adama bakmaları, yaşlı, &amp;ccedil;irkin ve korkun&amp;ccedil; iki zebaninin Cehennem&amp;rsquo;in kapısını a&amp;ccedil;ıp i&amp;ccedil;eri &amp;ccedil;ağırması gibi etki yaptı &amp;uuml;st&amp;uuml;nde. Sağ koluyla y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; kapatıp, zayıf g&amp;ouml;vdesini de ikiye b&amp;uuml;kerek &amp;lsquo;istemediğini&amp;rsquo; belli etti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;Uuml;st kattaki 3 numaralı dairede kilolu ve kederli 40 yaşlarında bir kadın zek&amp;acirc; &amp;ouml;z&amp;uuml;rl&amp;uuml; oğluyla beraber kalmaktaydı. &amp;Ccedil;am ağacı s&amp;uuml;sl&amp;uuml;yorlardı. &amp;Ccedil;ocuğun usandırıcı tek zevki buydu, yılbaşından beri. Babası ve kız kardeşi de vardı o g&amp;uuml;zel yılbaşı akşamında. Şimdi biri işte, biri okuldaydı. Kadın bir sigara yakıp, parlak toplardan birini daha oğluna uzattı. &amp;Ccedil;ocuk hi&amp;ccedil; bozulmayacak neşesinin y&amp;uuml;z&amp;uuml;ndeki tuhaf yansımasıyla bir kahkaha daha atıp parlak topu b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir keyifle olması gereken yere taktı. İyice ustalaşmıştı artık. Kederli ve kilolu kadın sigaradan ked.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/katafalk_42362741.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2009 17:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>UZUN SIKINTI</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/uzun-sikinti_41959951.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/uzun-sikinti_41959951.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Yaklaşık 200 yıldır Cumartesi geceleri eğlenmek i&amp;ccedil;in se&amp;ccedil;ilir olmuşken, onun bunu umursamaması akıl alır bir şey değildi. Hummalı bir hastanın &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;ne yakın yaşama coşkusuyla dolmasına benzer bir ruh haliyle romanının 1678. sayfasını bitirmeye &amp;ccedil;alışıyordu. Aklındakileri unutmamak i&amp;ccedil;in, i&amp;ccedil;inden de kendine k&amp;uuml;f&amp;uuml;rler savurarak kafasındakileri birbirine eklemlemeye &amp;ccedil;alışıyor, bunu yaparken de bunları okuyacak olanların kendi hakkında ne d&amp;uuml;ş&amp;uuml;neceklerini &amp;ccedil;ok merak ediyordu. Bu hi&amp;ccedil; ger&amp;ccedil;ekleşmeyecek olan &amp;ccedil;ocuksu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml; bir kenara bırakıp son yazdığı sayfaya g&amp;ouml;z gezdirecek olsaydık şunları okuyor olacaktık:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;B&amp;ouml;l&amp;uuml;m 41: Ş&amp;uuml;phenin Labirentinde G&amp;ouml;n&amp;uuml;ll&amp;uuml; Kalıcılık&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;ldquo;Arnold Layne&amp;rdquo; dinliyorlardı. Zaman hi&amp;ccedil; ge&amp;ccedil;mesin istiyorlardı. &amp;ldquo;&amp;Ccedil;amurlu &amp;ccedil;ukura d&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş yaralı tavşanı &amp;ccedil;ıkarmak i&amp;ccedil;in&amp;rdquo; dedi Z., &amp;ldquo;Dışarı &amp;ccedil;ıkmalıyım&amp;rdquo;. Kendilerinde değillerdi. Yalpalayarak dış kapıya y&amp;uuml;r&amp;uuml;d&amp;uuml;. S&amp;uuml;rekli i&amp;ccedil;menin monotonluğunda &amp;ccedil;ırpınan kelebek kurtulup kanatlanabilseydi sırtın.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/uzun-sikinti_41959951.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 19 Apr 2009 17:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SİMGELER ORMANI</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/simgeler-ormani_16855391.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/simgeler-ormani_16855391.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;burada da tezahür etmekteyim:&amp;nbsp; &lt;A href=&quot;http://efilnikcufecin.blogspot.com/&quot;&gt;http://efilnikcufecin.blogspot.com/&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;- Postacı olmak ilginç bir şey mi?&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;- Bana göre her şey ilginç.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;0:45:42&amp;nbsp; Izgnanie (Sürgün) Yön: A. Zvyagintsev &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.film.ru/img/afisha/IZGNANIE/450/01.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;Izgnanie&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Gerçekten kitapsız kalmıştım. Bulduğu izmaritleri içen tiryakiler gibi, tezgahta 1 Ytl&amp;#8217;lik ne varsa alıp okuyordum. Genelde elime bil.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/simgeler-ormani_16855391.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 23 May 2008 14:15:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>INTO THE WILD</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/into-the-wild_15993161.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/into-the-wild_15993161.html</guid> 
            <description>&lt;STRONG&gt;
&lt;P&gt;nehir metafor. doğayla bütünleşmeye giden çocuk, hakkıyla üstesinden geldikten sonra hayatın, geri dönmek ister. ama nehir izin vermez, yükselmiştir sular. geri dönüp dönüşümü tamamlar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://flightblog.aero/wp-content/uploads/chris_mccandless.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;gerçek Alexander Supertramp&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://media.canada.com/8975269b-0529-4353-a446-596d133824d2/cd%20into%20the%20wild_.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Into The Wild (Yön: Sean Penn)&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.hayaletgemi.com/&quot;&gt;http://www.hayaletgemi.com/&lt;/A&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.altkitap.com/&quot;&gt;http://www.altkitap.com/&lt;/A&gt;&amp;nbsp; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 13 May 2008 18:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>STRANGE DAYS</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/strange-days_14630361.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/strange-days_14630361.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;- Bu tıkırtılar,&amp;nbsp;devrimin ayak sesleri mi?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;- Faredir o Edip. Gecenin bir yarısı ne devrimi, yat zıbar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;- R&amp;uuml;yamda Bakunin&amp;rsquo;i g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m, yatağımızda uyuyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;- B&amp;uuml;t&amp;uuml;n g&amp;uuml;n, bu soysuz sopsuz, sa&amp;ccedil;lı sakallı adamların sa&amp;ccedil;malıklarıyla vakit &amp;ouml;ld&amp;uuml;rsen r&amp;uuml;yana da girer, yatağına da girer, g&amp;uuml;n gelir koynuna da girer. Hayvansın Edip.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;- Bazen Che gibi, kırsala &amp;ccedil;ıkayım diyorum, halkımı &amp;ouml;rg&amp;uuml;tleyeyim, devrime hazırlayayım. Ne dersin hayatım?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;- Allah belanı versin Edip derim, ne diyeyim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;- Bug&amp;uuml;n 1 Mayıs hayatım. Taksim'e inesim var. Devrimci ark.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/strange-days_14630361.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 28 Apr 2008 13:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GİYOTİN KULLANMA KILAVUZU</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/giyotin-kullanma-kilavuzu_14242271.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/giyotin-kullanma-kilavuzu_14242271.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8212; Dolabın altına düşürdüğü kalemini eğilip almak isterken iç kanama geçirmiş efendim.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;#8212; Parası var mıymış?&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;#8212; Bilmiyoruz efendim, adam kendinde değil.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;#8212; Ceplerini karıştırın, kredi kartı, cüzdanı falan. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;#8212; Cüzdanı yok efendim. Kim olduğunu bilmiyoruz.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;#8212; Ee, kalem düşürmüş, eğilirken şey etmiş diyordun ya?&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Thu, 24 Apr 2008 13:37:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ORADA OLMAYAN ADAM</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/orada-olmayan-adam_13546251.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/orada-olmayan-adam_13546251.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- buradan mikrofonlarımıza ne s&amp;ouml;ylemek istersiniz?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- b&amp;uuml;t&amp;uuml;n d&amp;uuml;nya mikrofonları, birleşin!&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hasta k&amp;ouml;pek. &amp;Ouml;n&amp;uuml;nde &amp;ouml;l&amp;uuml; balık. Yemiyor. Noktalar kısıtlıyor davranışlarını. Hastalık b&amp;uuml;t&amp;uuml;n yaşam pınarlarını kurutmuş. Evrene s&amp;uuml;rg&amp;uuml;n edilmiş k&amp;ouml;pek, &amp;ouml;zlem duydu hep geldiği yere. Tanımlayamasa da sahiplerine. Hi&amp;ccedil; sahibi olsun istemedi. Uzun s&amp;uuml;re olmadı da. Bebek sahilinde k&amp;ouml;pek. Hasta, yorgun ve yaşlı. &amp;Ouml;n&amp;uuml;nde &amp;ouml;l&amp;uuml; balık. Yemiyor. Canlı olmak kısıtlıyor davranışlarını. Canlıya &amp;ouml;zg&amp;uuml; davranışlar onlar oysa. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bankta sakallı adam. K&amp;ouml;peğe bakıp bunları d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor. Oysa bebek parkını hi&amp;ccedil; g&amp;ouml;rmemiş bile. Ne kadar da &amp;ccedil;ok &amp;lsquo;oysa&amp;rsquo; kullanmış. &amp;lsquo;Bir&amp;rsquo; kelimesinden nefret eder. &amp;Ccedil;ok kullanmayı acemilik sayar. Şimdiye kadar hi&amp;ccedil; ku.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/orada-olmayan-adam_13546251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 15 Apr 2008 12:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>PARANOID PARK</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/paranoid-park_11933141.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/paranoid-park_11933141.html</guid> 
            <description>
&lt;P class=MsoNormal&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;/P&gt;Gözlerinizi bizden kaçırabilirsiniz ama yüreğinizi kaçıramazsınız.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Varlık nedenimizi ortadan kaldırmak için dernek kurduk.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;- Esra Ceyhan'ın çöpünü ben ayıklıyorum abi. Kişisel eşyaları çadırımı süslüyor. Çok duygusal kadın. Ben çöplerini ayıklarken, camdan bakıp ağlıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;Katı Atık İşçileri/Toplayıcıları&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;A href=&quot;http://www.katikdergi.org/&quot;&gt;http://www.katikdergi.org/&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;A href=&quot;http://katikdergi.org/index.php?option=com_content&amp;amp;task=view&amp;amp;id=2&amp;amp;Itemid=7&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://katikdergi.org/templates/apple/images/middle_logo2.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Wed, 26 Mar 2008 20:36:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MUTSUZ KIZ</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/mutsuz-kiz_5514071.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/mutsuz-kiz_5514071.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Helikopter pervanesine kaptırdığım işaret parmağımı ve yüzük parmağımı getiremezsem hiç evlenemeyeceğimi ve hiç tahtaya kalkmak için parmak kaldıramayacağımı söyledi doktor. Umursamadım. Sağlık Ocağında 161 numarayı almıştım ve 93 dakika sıranın bana gelmesini beklemiştim. Koca bir hiç için! Odadan çıkıp bir numara daha aldım. Başka bir doktorda şansımı denemek istiyordum. Bekleme salonundaki koltukların hepsi ihtiyarlar tarafından doldurulmuştu. Çoğunun bir sıkıntısı yok gibi görünüyordu. Yaşlandıklarını kabul edemiyorlardı belki de. 298 numarayı almıştım bu sefer ve önümde 73 kişi daha vardı. Doktor sayısı 4&amp;#8217;dü. İhtiyarların çoğu ilaç yazdırdığından çok da beklemeyecektim. Ama kayıp parmaklarımı bulmamı söylerse diğer bir doktor da, yapacak bir şeyim olmayacaktı. 300&amp;#8217;de numara bitmişti ve hala akın akın ihtiyar yağıyordu sanki gökyüzünden sağlık ocağına. Birini numaramı çalmaya çalışırken yakaladım. Yalvaran gözlerle bana baktı: &amp;#8216;&amp;#8217;Çok, çok uzun yaşamam için bu numaraya ihtiyacım var&amp;#8217;&amp;#8217; dedi. Numaramı verdim ve yeni aldığım &lt;B&gt;&lt;I&gt;Apocalypse Now&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;I&gt; (&lt;B&gt;Redux&lt;/B&gt;)&lt;/I&gt; DVD&amp;#8217;sini de uzattım peşi sıra. DVD ile ilgilenmedi ve ben de dışarı çıktım sevgili.&lt;B&gt; &lt;/B&gt;Oysa Redux olduğundan, kurguda çıkarılmış 50 dakikanın da eklendiğini ballandıra ballandıra anlatmama rağmen ikna olmadı. &amp;#8216;&amp;#8217;Ballantines viskiye, baldıran zehiri atıp ballandırsaydın ikna olurdum belki&amp;#8217;&amp;#8217; diye içinden geçirmiş olabilir mi sevgili?&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 08 Jan 2008 16:03:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>RESTLESS OBLIVION</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/restless-oblivion_4819432.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/restless-oblivion_4819432.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Yunan Theophanes - Neden beni &amp;ouml;vmeyi bıraktın? Devam et.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peder Kirill - Yapamıyorum. Doğru kelimeleri bulamıyorum. Kostechnevsky şunu s&amp;ouml;ylerken haklıydı: ''Ancak doğru anlayışla &amp;ouml;z&amp;uuml; kavrayabilirsin.'' Oysa Andrei (Rublev)...ve y&amp;uuml;z&amp;uuml;ne de s&amp;ouml;yleyeceğim, kardeşim gibidir. Yeteneklidir, doğru, ince boyar. İnce ince. Ama t&amp;uuml;m yaptıklarında eksik olan bir şey var. Korku yok, iman yok. Ruhunun derinliklerinden gelen iman yok. Sadelik yok. Epiphanius'un 'Saint Sergeius'in Hayatı'nda dediği gibi: ''g&amp;ouml;sterişsiz sadelik.'' Daha iyi s&amp;ouml;ylenemezdi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; (ANDREI RUBLEV'den&amp;nbsp; Y&amp;ouml;n: A.Tarkovsky 1969)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img width=&quot;227&quot; src=&quot;http://www.laluna-vzw.be/image/andrei.jpg&quot; height=&quot;227&quot; /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 16 Dec 2007 15:10:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>HARF-İ YAT</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/harf-i-yat_4668128.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/harf-i-yat_4668128.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=left&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Postmodern aynalı gökdelenler yapmak adına, çoktan boşaltılıp biz sefillere yuva olmuş yıkık, tarihi binaları yıkmaya karar verdiklerinde evimden kaçışımın 3. yılını kutluyorduk arkadaşlarla. Mumlara üflüyordum ki 2 de&amp;nbsp; kremaya bulaşmış böcek çıkmıştı pastanın içinden, pastadan çıkan dansöz tadında bir şirinlik olmuştu. Soğuk, nemli ve yosun tutmuş duvarlarına dayanıp sigaramızı tüttürdüğümüz, hayallerimizi paylaştığımız o kış gecelerinden birinde, belden aşağısı olmayan artık işsiz 2 haber spikeri gözüktü kapısız odamızın kenarında. Eştiler, Falcon Medya Center onları ve daha yüzlercesini kapının önüne koymuştu.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=left&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ''Biz aslında'' dediler, ''hepimiz yarım bedenli insanlardık, ucuza gelsin diye içimizden iyi görünümlü ve diksiyonu iyi olanları seçerler spiker yaparlar.'' Ağlıyorlardı, evden kaçmazdan evvel yüzlerce haberleri ağızlarından dinlediğim bu çift (Zafer Vişne - Melahat Vişne) bana o zamanlardan beri biraz hüzünlü gelen halleri vardı. Son olaylardan sonra dayanamamışlar patrona ce.. ( &lt;a href=&quot;http://tursusuyu.blogcu.com/harf-i-yat_4668128.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 24 Nov 2007 15:59:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>NEGATIVE</title>
            <link>http://tursusuyu.blogcu.com/negative_4360208.html</link>
            <guid>http://tursusuyu.blogcu.com/negative_4360208.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/tursusuyu_Anathema_-_the_silent_enigma.jpg&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;563&quot; src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/tursusuyu_Anathema_-_the_silent_enigma.jpg&quot; height=&quot;626&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kelime dağarcığı darağacında sallanırken, soğuk esen r&amp;uuml;zgarın da etkisiyle, kendini &amp;ccedil;&amp;ouml;zd&amp;uuml;recek kelimeleri bulamıyordu. Erguvan kokulu yelkovanın hızına yetişememesi dehşetle titretti kendini biraz sonra. İstediği kelimelere hala sahip değildi. Bir olay &amp;ouml;rg&amp;uuml;s&amp;uuml;n&amp;uuml; ilmek ilmek dokumada iyice ustalaşmışken boşvermesi, aksine s&amp;ouml;k&amp;uuml;c&amp;uuml; bir yapıya b&amp;uuml;r&amp;uuml;nmesi b&amp;ouml;b&amp;uuml;rlendiriyordu da kendini kimi zamanlar. Hızla doğruldu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelere sarmalandığı sıcak yatağından. Sehpasındaki pakete uzanıp bir sigara yaktı. Uyumadan &amp;ouml;nce yarım bırakdığı &amp;ccedil;ayı bardağından kavrayıp hızla i&amp;ccedil;ti. G&amp;uuml;ne yine g&amp;uuml;zel bir kahvaltıyla başlamıştı işte yine. ''Yokluğum ne kadar can yakabilir ki'' diye fısıldadı, aynadaki tanıyamadığı aksine. Fısıltısı yankı yapıp kendine bir yabancının ses tonuyla geri d&amp;ouml;nd&amp;uuml;. Kişilik b&amp;ouml;l&amp;uuml;nmesi, simetriğe yakın beyninin iki lobunu keyifle paylaşmış olmalıydı belki de. B&amp;uuml;t&amp;uuml;n yokluğuna rağmen bir burjuva ya da aristokrat ahlakına sahip olması bir s&amp;uuml;re gurur dalgası olarak i&amp;ccedil;ine yayılıp ısıttı t&amp;uuml;m kılcal damarlarını. Olay &amp;ouml;rg&amp;uuml;s&amp;uuml;n&amp;uuml; &amp;ccedil;&amp;ouml;zmekle meşguldu. Bizlerden sakladığı olay &amp;ouml;rg&amp;uuml;s&amp;uuml;n&amp;uuml;.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 12 Oct 2007 17:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://tursusuyu.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>